ArtıBir
  • Henüz üye değil misiniz ? Sağ alt köşeden üye olabilirsiniz.

BALIKESİR’DE İŞGALİN İLK GÜNLERİ

Yazarın şu ana kadar yazılmış 10 makalesi bulunuyor.
BALIKESİR’DE İŞGALİN İLK GÜNLERİ
Bu Habere Oy Verin!

İşgâlin gerçekleşmesinden sonra çekilen Türk kuvvetlerinin dağlarda olduğunu sanarak pusuya düşmekten çekinen Yunan Kumandanlığı, kendi birliklerinin Balıkesir’de düzenli toplanmasını bekledi.
Yunan İşgâl Kumandanlığı, kendilerine “Hoş geldiniz” diyen Hürriyet ve Îtilâf Partisi âzâlarını yardıma çağırdı. Onların verdikleri listelerden, kaçmayıp şehirde kalan Kuvâ-yi Millîye’ye hizmet etmiş kişiler tesbit edildiler ve toplanıp hapse atıldılar.
Yunan İşgâl Kumandanlığı’nın ilk yaptığı işlerden biri Postahane’deki memur ve telgrafçıları değiştirmek oldu. Yerlerine Rum ve Ermeni memurlar getirildi.

Hemen “Yunancı” olan ve kollarında Yunan bayraklı pazubent ve şeritle “Kuvâcı avına” çıkan Hürriyet ve Îtilâf Partisi taraftarları, 36 kişiyi Yunan Kumandanlığı’na teslim ettiler.
İşgâlin ertesi günü Yunan askerleri ve yerli Rumlar, evlerini terketmiş olan Kuvâ-yi Millîyeci’lerin mallarını ve evlerini yağma ettiler.
Dairelerdeki memurların bir kısmı yerlerinde bırakıldı. Kuvâ-yi Millîye yanlısı olanlar sırf partizanlık inadıyla Yunancı olan bâzı Müslümanların gayretkeşliğiyle kovuldu. Belediye reisliğine, Hürriyet ve Îtilâf Partisi Başkanı Giridîzâde Muhiddin Bey getirildi. İşgâlin ilk günleri yakalanıp hapsedilenler, yerli Rum ve Ermeniler’in araya girip kefil olmalarıyla, bir daha politikayla uğraşmayacaklarına yemin ettirilip, bir buçuk ay kadar sonra salıverildi.
* * *
Millî müfrezelerden bâzıları köylerini korumak için silâhlarını elden bırakmamış, küçük gruplar hâlinde dağlara çekilmişlerdi.
Bandırma’ya çıkan Yunan birlikleri, yerli Rumlar ve bâzı Anzavur artıkları tarafından karşılandı. Esas ordu birlikleri Balıkesir’e doğru hareket ettirildiğinde, Bandırma’da bir Yunan jandarmaları, Yunan gemileri mürettebatının oluşturduğu bahriyeliler kaldı.
Bunların ilk işleri, şehirde millî hareketi destekleyenleri bulup tutuklamak ve bâzılarını asmak oldu. Millî hareketin Bandırma’daki temel direklerinden olan Çerkes Hasan Bey, işbirlikçilerin teklifiyle Liman Meydanı’nda büyük hakarete uğrayıp şehid edildi.
Balıkesir içinde ve çevre kazâlarda bâzı vatansever insanlar, işgâl karışıklığı durduktan sonra, “İşgâle karşı ne yapabiliriz?” sorusuna cevap aramaya başladılar. Bu günlerde; Balıkesir’de avukatlık yaparken Yunan gelince Ankara’ya kaçan ve Millî Hükûmet tarafından yöreyi tanıdığı için Demirci’ye Kaymakam olarak gönderilen İbrahim Ethem Bey, Yunanlılar’ın burayı da işgâl etmeleri üzerine teslim olmadı ve kazâdaki jandarma birliği ve Parti Mehmet Pehlivan ve Halil Efe’nin gruplarını da yanına alarak Sındırgı dağlarında çekildi.
Bu haber üzerine Balıkesir eşrâfı Yunancılar’a ve Yunanlılar’a fark ettirmeden gizli, “Askerî Polis”, kısa
İşgâlin başlamasıyla korumasız kalan köylüler gizlice silâhlanıyorlardı.
İvrindi Nahiye Müdürü olan ve Koca Müdür lâkabıyla tanınan Tevfik Bey, İvrindi dağlarına, efelerin yanına gitti. Bunları millî bir müfreze olarak teşkilâtlandırıp başlarına geçti. Çevredeki nahiye müdürlüğü sırasında tanıdığı diğer efeleri de yanına çağıran Tevfik Bey güçlü bir müfreze kurdu. Sındırgı Dağları’nda bulunan İbrahim Ethem Bey’e bağlandı.

Yunan İşgâl İşgâli izleyen günlerde bölgedeki silâhlı güçler

1) Yunan nizâmî birlikleri:
Balıkesir’de güçlü bir garnizon, Ayvalık, Bandırma, Edremit, Susurluk ve Sındırgı’da birer toplu birlik vardı. Ayrıca Ayvalık, Bandırma ve Erdek’de Yunan gemileri demirli olup bunlara bağlı bahriye erleri ve buralarda kurulmuş Yunan sâhil muhafaza teşkilâtı vardı.

2) Yunan jandarmaları:
Yunan birliklerinden ayrı ve kısmen atlı olan Yunan jandarmaları bütün kazâ ve bucaklarla kendilerine yakın köylerde karakollar kurmuşlardı.

3) Yerli Rum çeteleri:
Yeniceli Kirman, Dutlimanlı Panayot, Andon Kâhya oğlu İstavri, Nikola oğlu Yani, Yorgi oğlu Sofokli, Nikola oğlu Dimitri, Papanikola oğlu Istrati, Peremeli Andon oğlu Yorgaki, Elpisli Moskova oğlu Yorgi, Pandeli oğlu Petro, Çavdar Yordanoğlu, Mihal oğlu Karaman, Timurtaşlı Tanaş, Tiraş oğlu Istrati, İstavri, Ligor Teodos

4) Yunancı eşkıyâlar:
Uşak-Gediz bölgesinde İbiş Çetesi, Yenice-Emet-Tavşanlı bölgesin-de Kabakçı ve Toplu Saadettin çeteleri, Gökçedağ’da Çerkes İlyas Çetesi, Dursunbey’de (Balat) Zekeriya ve Kör Ali Çetesi, Bigadiç’te Cemil ve Kamalı Çerkes Ramazan Çetesi, Susurluk-Karacabey bölgesinde Çerkes Sülüklü Davut ve Çerkes Canbazlı Hakkı çeteleri, Manyas civarında Anzavuroğlu Kadir ve Boğazköylü Kemâlettin çeteleri, Bigadiç-Balıkesir arası Güvemçetmili Ahmet Çavuş Çetesi, Çetmi Bayram Çetesi (bu Bayram, kurtuluş günü yakalandı yüzüne tükürüldü ve asıldı).

5) Yerli Rum Çeteleri (Rum milis birlikleri-Rum izci teşkilâtı):
Edremit, Ayvalık, Burhaniye, Zeytinli, Dikili, Manyas gönüllü Rumları

6) Eşkıyâ (çalıkakıcılar):
Birinci Dünya Savaşı yıllarında asker kaçakları eşkıyalığa soyunmuşlardı.

7) Millî Mücâdele’ye katılarak kendilerini affettiren bu eşkıyâdan bir kısmı şunlardı:
Çatalca’da Küçük Hasan, İsmail Çavuş, Recep Pehlivan; Manyas-Gönen-Bandırma civarında Altıparmak Nuri, Yaşar, İbrahim Çavuş, Boşnak Kara İbrahim, Kürt Hasan, Bacak Hasan; Susurluk’ta Çetmi Süleyman, Tatar Mehmet Çavuş; İvrindi’de Yağlılarlı Salih; Balıkesir-Kepsut arasında Ayşebacılı Recep, Pabuçcu’nun Hâfız Hacı Ali, Rıfat ve çeteleri.

8) Türk Polis ve Jandarması
Yunan işgâline rağmen Türk polis ve jandarması görevlerini terk etmemişti.. Daha sonra bu polis, subay ve jandarma erlerini İstanbul’a yolladılar, Edremit, Bandırma, Edincik jandarma ve polisleri de işten atıldılar.

9) Millî müfrezeler
Demirci Kaymakamı İbrahim Ethem Bey grubu:
İbrahim Ethem Bey, kuvvetleri zaman zaman 150 kişiye ulaşan bir grup oluşturdu.
Bu numaralamaya göre; 1. 2. 3. 4. 5. müfrezeleri Demirci ve Gördes kazâlarının piyâde ve süvâri jandarma erleri teşkil etmekteydi. 6. 10. 11. 12. 13. müfrezeler efelerden oluşmuştu.
1 No.lu Müfreze Kumandanı Hüseyin Çavuş
2 No.lu Müfreze Kumandanı Kulalı Mehmet Efe
3 No.lu Müfreze Kumandanı Hacı Veli
4 No.lu Müfreze Kumandanı Bakırlı Mustafa Efe (Saçlı Efe)
5 No.lu Müfreze Kumandanı Bakırlı Ahmet Çavuş
6 No.lu Müfreze Kumandanı Balıkesirli Arslan Ağa
10 No.lu Müfreze Kumandanı Kirmastılı Ahmet Nazif (şehit) sonra Arap Ali Osman Efe
11 No.lu Müfreze Kumandanı Pehlivan Ağa (Parti Mehmet Pehlivan)
12 No.lu Müfreze Kumandanı Halil Efe (Şehit)
13 No.lu Müfreze Kumandanı Sarı Mehmet
Halil Efe şehit olduktan sonra müfrezesinin erleri başka birliklere dağıtıldı.

Müfrezelerin çalışma alanları şöyleydi:
1. Müfreze: Bigadiç-Konakpınar arasındaki bölge,
2. Müfreze: Kula-Eşme bölgesi,
3. Müfreze: Sındırgı-Akhisar arası,
4. Müfreze: Akhisar-Gelenbe arası,
5. Müfreze: Kırkağaç-Soma arası,
6. Müfreze: Dursunbey-Kemâlpaşa-Yenice bölgesi,
10. Müfreze: Kepsut-Balıkesir arasındaki bölge,
11. Müfreze: Simav ve Demirci bölgesi,
12. Müfreze: Gördes-Sâlihli bölgesi,
13. Müfreze: Sındırgı-Kınık-Porsunlar bölgesi,
Jandarmalar: Sındırgı-Simav bölgesi.

Kurtuluş’a doğru…

31 Temmuz 1922 tarihli Ordu talîmatı, Hüseyin kod adlı Nûrullah isminde bir fedâi tarafından İbrahim Ethem Bey’e getirilen bu ta’lîmatta, “Millî ordunun yakında geleceği, artık Yunanlıların Anadolu mâcerâsının sonunun geldiği..” bildiriliyordu. Haber bütün müfrezeler arasında büyük sevinç yarattı.
26 Ağustos 1922 günü sabaha karşı Sındırgı dağlarına derinden derine gelen top seslerini duyan ve bu işâreti bekleyen İbrahim Ethem Bey köylülere ordunun geldiği müjdesini verdi.
27 Ağustos günü top sesleri devam etti. Gelen haberlerden, düşmanın kaçma hazırlıkları içinde olduğu öğrenildi.
1 ve 2 Eylül günü, müfrezeler katılanları silâhlandırdı ve kaçan düşmanı takip etmekle geçti.
3 Eylül’de Sındırgı’ya doğru ilerleyen müfrezeler düşmanın kasaba etrafına kazdığı tel örgülü siperlerde karşılaştı. İki saat süren çarpışmadan sonra düşman geri çekildi.

Sındırgı’ya büyük bir heyecanla giren müfrezeler âsâyişi sağlayıp gerekli önlemleri aldıktan sonra, kaçamayan Yunancıları topladılar. Çırılçıplak soyup eşeklere ters bindirdiler.. Üzerlerinde, “Ben bir vatan hâiniyim, bu cezâya lâyıkım. İbret alın!..” yazılı birer külâhı başlarına geçirerek çarşı-pazarda dolaştırdılar.. Yüzlerine tükürüldü, pislik sürüldü…
3 Eylül 1922’de yolları kesen müfrezeler Sındırgı’dan kaçmakta olan düşman grubuna Bigadiç’e yakın Karayokuş denilen yerde saldırdı, Düşman dağıldı.
4 Eylül gecesi Bigadiç’e taarruz eden müfrezeler düşmanı kaçırmış, Mülâzım Kasım Efendi Müfrezesi Çağış’ta düşmana pusu kurması için gönderilmişti.
Müfrezeler 5 Eylül günü büyük tezâhüratla Bigadiç’e girdiler. Büyük heyecan burada da yaşandı.
İbrahim Ethem Bey grubu müfrezeleri Sındırgı’da üç kola ayrılmıştı. Bir kol Balıkesir, bir kol Akhisar-Kırkağaç-Okçu yönünde ve bir kol da Dursunbey-Kepsut ve çevresine doğru ilerledi. Kepsut 5 Eylül 1922’de kurtarıldı.
5 Eylül sabahı millî müfrezelerin keşif kolları Çayırhisar ve Ayşebacı köylerine ulaşmışlar, bütün çevre köylerin yolları kesilmişti.
Rum ve Ermeniler trenle Bandırma’ya kaçtılar. İzmir tren yolu da Saçlı Efe tarafından kesildi
5 Eylül sabahı Yunan askerleri eşyalarını taşıyıp trene yüklüyorlardı.. Rumlar bir gece önce kaçmışlardı. 4-5 Eylül gecesi Balıkesir’e hâkim tepelerde ateşler yakılmışdı. Tepelerde kum gibi ateş ışıkları gören Rumlar büyük bir paniğe kapılmıştı. Kumandan son trenle şehirden ayrıldı.
5-6 Eylül gecesi Balıkesirli Arnavut Aslan Ağa bir keşif koluyla Balıkesir’e girmiş ve şehrin sabaha kurtulacağı müjdesini ulaştırmıştı. Şehir bütün gece uyumadı. Her kapı tek tek çalınarak, sabah “karşılama”ya çıkılacağı bildirildi.
Devam edecek…

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ
Üyelik İşlemleri
Üye Girişi
Şifre Hatırlatma
Yeni Üyelik

Lütfen email adresinizi veya kullanıcı adınızı yazınız.

Lütfen aşağıdaki formu eksiksiz doldurunuz.

Captcha