ArtıBir
  • Henüz üye değil misiniz ? Sağ alt köşeden üye olabilirsiniz.

BALIKESIR MEVLEVİHANESİ

Yazarın şu ana kadar yazılmış 10 makalesi bulunuyor.
BALIKESIR MEVLEVİHANESİ
Bu Habere Oy Verin!

TARIH IÇINDE “MEVLEVILIK”, OSMANLI DEVLETI COĞRAFYASINDA PEK ÇOK YERDE yaygın görülen bir yoldur. Bu yolun gereği olan “Mevlevihane”lerde, bağlılarını ruhi ve entelektüel düzeyde hazırlayan, eğiten bilim,sanat ve ahlâk okullarıdır. Balıkesir
Mevlevihanesi, daha tekkeler kapatılmadan,1914 de ortadan kalktığı için bugün tamamen unutulmuştur.

Balıkesir’de ilk Mevlevihane,isyan ettiği şekavet ve soygunlara karıştığı ve halkın huzurunu bozduğu gerekçesiyle 1632 de Sultan 4.Murad tarafından idam ettirilen İlyas Paşa tarafından yaptırılmıştır. İlyas Paşa, bu Mevlevihane için belli bir vakıf ihdas edemeden öldürüldüğü için Mevlevihane bir müddet sonra zaruret içine düşerek atıl kalmıştı. Şeriye Sicillerinde bulunan bazı kayıtlardan, Balıkesir’de daha önceden de bir mevlevihanenin
mevcut olduğu, daha sonra İlyasPaşa tarafından yaptırılan yere taşındığı anlaşılmaktadır İsmail Hakkı Uzunçarşılı’nın “KaresiMeşahiri” isimli kitabında “Balıkesir Mevlevihanesi” konusunda verilen bilgi şöyledir:
“İlyas Paşa el yevm Mevlevihane Medresesi denilen mahalle, müceddiden mevlevihane yaptırmış, gerek cami ve gerek mevlevihanesinin vakıflarını tanzim ettirmeden maktulen vefatı vukû bulmuş olmakla Mevlevihane dedegânı zarûretle kalıp dağılmıştır.Mevlevihane hayli müddet kapalı kaldıktan sonra ulemâdan Hacı Ahmet Efendi bin İdris Efendi burayı tamir ettirerek, bazı odalar ilâvesiyle bir medrese haline koyup tedrise başlamıştır. Buraya ashab-ı hayrdan İmam zade Mehmet Efendi isminde bir zat bazı vakıflar yaparak mütevelliliğine Hacı Ahmet Efendi’yi tayin etmiştir. Ahmet Efendi 1160 (1747)da berhayat idi. Vefatında yerine oğlu İsmail Efendi müderris oldu. İsmail Efendi 1214-1215 (1800-1801) ve 1223-1224(1808-1809)
senelerine iki defa müftilik etti. Vefatı 1224 (1809) senesindedir.İsmail Efendi Karesi Mütesellimi Hacı Mehmet Ağa’nın, ahvalinin hücumuyla katlinde müşevvik ve müdahil-dâr olduğu için Rodos’a nefyedilmek suretiyle tecziye edildi. İsmail Efendi’den sonra oğlu ve hafidi Abdurrahman ve Şefik Efendiler, Mevlevihane Medresesi müderrisliğinde bulunmuşlardır. Mevlevihane Medresesi 1147(1734) tarihinde açılmıştır.”Şehrin merkezinde bulunan Balıkesir Mevlevihanesi’nde medresenin yanı sıra, Mevlevilerin ve şakirdanın kaldığı hücrelerin debulunduğunu, iki katlı olduğunu Karesi Gazetesi’de bulunan Mevlevihane ile ilgili bir haberden öğreniyoruz. 1887 tarihli Karesi Vilayeti Salnamesi’nde Balıkesir’de hizmet veren eğitim kurumları arasında “”Mevlevihane Medresesi” de bulunmaktadır. 11 Mart 1915 gecesi çıkan bir yangınla Balıkesir Mevlevihanesi tamamen yanmıştır.
Bu yangın ile ilgili Karesi Gazetesi’nde çıkan haber, konu ile ilgili geniş bilgiler vermektedir: “Mevlevihane Yangını Perşembe gecesi, sabaha karşı, şehrimizdeki Mevlevihane Medresesindeki üst katında yangın zuhur ederek, vukû bulan çalışma neticesinde yalnız dört odası ile bir dersanenin yandığı halde sundurmasına ve etrafa sirayet ettirilmemesine muvaffakiyet hasıl olmuş, ve el hamd ahalinin pek fazla fedakârlığına karşı bir kaza
dahi vukû bulmamıştır. Yangının sebeb-i zuhuru henüz malum olmayıp, bu babda tahkikata devam edilmektedir. Harikin zuhurundan evvel dehşetli surette lodos rüzgârı esmekte iken, yangın esnasında pek ziyade hafiflemiş olması, adem-i sirayetinde en birinci sebeb olmuştur. Cenab-ı Hak muhafaza buyursun. Amin.!

Mevlevihane hakkında
malumatımız ber veçhe âtîdir:Bu medrese Sultan Murad Han Râbîvüzerasından, Balıkesirli İlyas Paşa tarafından Mevlevihane olarak inşâ ve tesis edilmiştir.İlyas Paşa’nın Bergama ve Manisa havalisinde icrayı tahribat etmesi üzerine 1041(1632) tarihinde Anadolu Valisi Küçük Ahmet Paşa ile Karaman Valisi Dilâver Paşa’nın kumandaları altında asker sevk ve kendisini derdest eylediler. İstanbul’da idâm edilmesi neticesinde bütün emvali ve bu meyanda Mevlevihane’ye mahsus akaret dahi müsadere olunmuş, Mevlevihane dedeleri, idaresizlik yüzünden, şuraya, buraya dağılarak, bu müessese bir müddet müstevid kalmıştı.Ragıp Efendi zade merhum Ahmet Efendi’nin ecdadından Hacı Ahmet Efendi, Mevlevihane’nin bazı yerlerini tamir ve bir miktar hücre ilâve ederek burasını medrese haline getirmiş ve bir katına müderrislik binası istihsal eylediği gibi, bu medrese için irad olmak üzere, bir
hayli dükkân dahi vakf eylemişti. Şimdiki demirciler, bakırcılar esnafının bulundukları yerlerde olduğu anlaşılan bu dükkânlar tamamen ötekinin, berikinin eline geçmiş ve medresenin bir iradı kalmamıştır. Hacı Ahmet Efendi’nin bu dükkânlar hakkında 07 Zilkade 1189 (30.12.1775) tarihinde tanzim ettiği bir kıta vakıfname elyövm mevcuttur. Merhum yine o civarda bir mescid dahi inşa ettirmişti. Bunun da yerinde şimdi yeller esiyor.
Mamuleyhin vefatından sonra validesi cihetinden akrabası bulunan; Müfti İsmail Efendi, vefatından sonra mahdumu fakıh-ı meşhur Ahmet
Ragıp Efendi(1220–1287=1805- 1871), oğlu Ahmet Naci Efendi(1259-1326=1843 – 1908)ye vekâleten ulemadan Abdülrezzak Efendi halen devam ediyor. Mevlevihane’nin 18-19 hücresi bulunuyor. Bunların kısmı küllisi harabedir. En ziyade ikamete Salih olan kısmı yanan hücrelerdi.”

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ
Üyelik İşlemleri
Üye Girişi
Şifre Hatırlatma
Yeni Üyelik

Lütfen email adresinizi veya kullanıcı adınızı yazınız.

Lütfen aşağıdaki formu eksiksiz doldurunuz.

Captcha