ArtıBir
  • Henüz üye değil misiniz ? Sağ alt köşeden üye olabilirsiniz.

MİLLİ GURURUMUZ OĞUZ SAVAŞ

MİLLİ GURURUMUZ OĞUZ SAVAŞ

Oğuz Savaş, yıldız milli takımdan beri milli formayı giymeyi sürdüren oyunculardan bir tanesidir. Yıldız milli takımda üstün fiziği ve kendinden yaşça büyüklerde bile bulunmayan basketbol bilgisi ile altyapı liglerinde en iyi pivot seçilmekten, şampiyonluklara ulaşmaya kadar birçok başarıya imza attı. Özellikle 2004 sezonunda ezici üstünlükle şampiyon olan Ülkerspor takımında çok önemli rol üstlendi. Oğuz Savaş bizlere özel bir röportaj verdi. Keyifli ve samimi ortamda geçen röportajı sizler için hazırladık…

Oğuz Savaş kimdir? Sizden dinleyebilir miyiz?

13 Temmuz 1987’de Balıkesir’de doğmuş, çocukluğunun ilk bölümünü Balıkesir’de geçirmiş, Basketbol uğruna İstanbul’a gelmiş, günümüzde hala basketbol oynayan biri. Annemin adı Meryem, babamın adı İsmail. Babam Balıkesir Ticaret Odası’nda çalışıyor; İsmail Savaş, belki bilenler, tanıyanlar vardır, çünkü Balıkesir’de bazı yerlerde benden daha ünlü; öyle, normal standart hayat yaşayan biri…

Balıkesir’den ne zaman ayrıldınız?

13 yaşımdaydım 2000 yılında İstanbul’a geldim Ülker’e. Ülker’de küçük takımda oynamak için o yaşta İstanbul’a gelmem gerekti, ağabeylerim İstanbul’da okudukları için onlar evde kalıyorlardı zaten, ben de onların yanına geldim, bu vesileyle abimlerle birlikte yeni bir hayata başlamış olduk. Mücadeleye girdik yani, İstanbul’da küçük takım, yıldız takım, genç takım, A takım, ondan sonra buralara kadar geldik. Halen İstanbul’da oturuyorum.

Neden basketbol, nasıl başladınız bu spora?

İlkokula başladığımda yaşıtlarımdan çok uzundum. Ağabeylerim okulun bahçesinde sık sık basketbol oynuyorlardı. Ben de küçük yaşımda, ilkokul birinci sınıfta ağabeylerimle oynuyordum sokakta; uzun boyum ve hevesimle birlikte basketbola başlamam kaçınılmaz oldu. 5. sınıfta aktif oynamaya başladım, sonra beden eğitimi öğretmenim Balıkesir İl Temsilciliği’nde görevli Musa Hoca’nın destekleriyle, Balıkesir Belediyespor’da oynadım. Boyum uzun basketbol oynayayım gibi de olmadı aslında, oynayarak başladım; bilinçli gelişmiş bir durum değil yani…

Size basketbolu sevdiren, bir bakıma ağabeyleriniz olmuş diyebilir miyiz?

Evet ağabeylerim, çünkü onlar da ben daha ilkokula giderken onlar liseye gidiyorlardı ve boş zamanlarında basketbol oynuyorlardı. Böyle böyle ben de basketbola başladım. Balıkesir’de oynadıktan sonra İstanbul’a gelmemi sağlayan en büyük destekçilerim ağabeyimlerdir, ben sonuçta 13 yaşındaydım ve bu işler nasıl gider, nasıl yürür, hiç bilmiyordum. Onlar benden daha büyük yaşta oldukları için “İstanbul’a gelmen lazım, gel, burada deneyelim, eğer büyük oyuncu olacaksan İstanbul’a gelmen lazım” dediler. Balıkesir’de alt yapı oynayarak, alt yapıdan çıkarak bu işler çok zordu; o zamanlar hiçbir takım yoktu, biz de böyle bir karar aldık.

Ağabeylerim çok büyük destekçim oldular sağolsunlar. Babam da başta göndermek istemedi, çünkü 13 yaşında İstanbul’a beni göndermeye kıyamamış, sonra göndermişti ama iyi ki de göndermiş; onların sayesinde buralara kadar geldim.

Profesyonellik nasıl oldu? Yani nasıl adım attınız profosyenelliğe?

Profosyenellik şöyle oldu zaten ben Ülker’e gelince küçük takımda oynayıp yıldız takıma geçince zaten o dönemlerde milli takımlarda oynamaya başladım.

Basketbol benim hayatımın tamamının içindeydi yani çünkü daha 15 yaşında yazın mini takımlar olurdu kışın kış takımları olurdu. Zaten genç takıma geldiğimde  Ülker’in pilot takımı Yeşilyurt’ta oynamaya başladım. Yeşilyurt’ta oynadım bir sene, sonra da Ülker’in A takımında oynamaya başladım. Artık Yeşilyurt’ta oynadığım sene 2003-2004 sezonu yani geldikten 3 sene sonra benim için profesyonel hayat  başlamıştı. Daha sonra Ülker’de oynadım, Fenerbahçe’de oynadım 1 sene  geçen sene de Darüşşaşafaka’da oynadım.  Yaklaşık 12- 13 yıldır profesyonel olarak oynuyorum.

A Milli takıma geçişinizi anlatır mısınız?

18 yaşında yazları A milli takımı kampına gidiyordum. 18- 20 kişilik kadroda gidip orada takımla beraber 1 -2 hafta katılıyordum.  O zamanlar genç milli takım bitince A milli takıma gidiyordum ama  kadroya girip oynamıyordum idmanlarda bulunuyordum daha çok öyle öyle  başladım.  Daha sonra ilk resmi olarak oynadığım 2008 yılında Avrupa şampiyonası elemelerinde oynamaya başladım 2008 – 2016 arasında  şampiyonalarda. 11 -12 sene oldu halen A milli takımında oynuyorum.

12 dev adam oyuncusu olarak Balıkesir’i temsil ediyorsunuz.

Teşekkürler. Bende Balıkesirimizi temsil etmeye çalışıyorum.

Ülker, fenerbahçe ve Darüsşafaka. En mutlu yıllarınız hangi takımda geçti?

Hepsinde ayrı bir mutluluk yaşadım açıkçası ama Ülker’de geçirdiğim alt yapı, oynadığım maçlar,yaptığımız antrenmanlar aslında biraz farklı bir yapıydı yani şimdi büyüdüğüm aile ortamından sonra Fenerbahçe’de bambaşka bir ortama girdim. Fenerbahçe’de 9 sene inanılmaz günler geçirdim 100. yıl şampiyonluğunu yaşadım, 9 senem geçti orada. En  mutlu yıllarım o zaman olmuştur. Ama tabi ki Ülker’de alt yapıdan gelen farklılık başka. Fenerbahçe’de profesyonellik ama Ülker benim ilk göz ağrımdır.

Türk mili takım formasını taşımak nasıl bir duygu?

Türk milli takımında oynamak büyük bir gurur. Bu işe başlarken sporcunun kendine koyduğu hedeftir en yukarı gidebilmek bir de milli formayı giyebilmek. 12 dev adamdan biri olmak, milli formayı giymek yabancı ülkelerde Türkiye’ yi temsil etmek, en iyi yere gelmek milli takımda olmak milli formayı taşımak büyük bir gururdur çok tarifi bir açıklaması yok gerçekten…

Siz Balıkesirli bir basketbolcu olarak hedefine ulaşmış biri oluyorsunuz galiba!

Bir hedef milli takıma girmek olur daha sonraki hedef Avrupa şampiyonu olmak, dünya şampiyonu olmak, olimpiyata katılmak, olimpiyatlarda oynamak, sporda aslında hedef bitmez.

Mili takım çok önemli  bir yerdir. Keşke Avrupa şampiyonluğu yaşayabilsem, dünya şampiyonluğu yaşayabilsem, olimpiyata katılıp madalya alabilsem. Bunlar da bambaşka duygudur diye düşünüyorum.

Sizce Türk Milli basketbol takımının  Avrupa da 1. olma şansı nedir?

Kalite olarak çok iyi bir ülkeyiz ama ihtimal olarak bakılınca aklına bin bir türlü pozisyon gelir, bambaşka şeyler içine girer. Oyuncu kalitesi olarak grup bazıyla olan başarılar gibi.  Bizim Avrupa 2.’liğimiz var ama bir şampiyonluk hiçbir zaman yaşayamadık. Kalite olarak her zaman en iyi takım Türkiye. Biraz daha gayret edersek ben eminim Avrupa şampiyonluğu yaşarız.

Başarınızdaki en büyük etkenler sizce neler ?

Başarımdaki en büyük etken yani çok çalışkan olmak bunlar olmadan zaten olmuyor.  Bir şekilde şanslı olmamız da gerekiyor ama ailemdir. Abimler, kendi ailem, çocuklarım ve eşim.

Bize Balıkesir’de yaşadığınız küçük bir anıyı anlatırmısınız ?

Balıkesir’de unutamadığım anı zaten 13 yaşıma kadar Balıkesirde’ydim. Anı olarak değil ama çocukluğumdur herhalde.  Mahallem, oyunlarım ne bileyim arkadaşlarım. Akşam ezanında eve dönmem insan bunları kolay kolay unutamaz.

Örneğin Balıkesir Alihikmet paşa mahallesinde  imam hatip okulunun bahçesinde abimlerle oynadığımız maçlar. Onlardan küçük olduğum için onlardan birisi gelmediğinde veya eksik olduğunda beni oynatırlardı. Beklerdim onları kendim oynardım veya arkadaş arardım.

Abimin biri benden 6 yaş diğeri 7 yaş büyük. Onun için biri eksik olsun beni maça alsınlar diye beklerdim öyleydi yani.

Sporculuk dışında yaptığınız bir hobiniz varmı?

Şu an yok. Tembellikten yapamıyorum… (Gülüşmeler) Biri 1.5 diğeri 2.5 yaşında 2 çocuğum var. Onlardan  pek vakit kalmıyor hobi için. Artan vakitlerde de hobiyle uğraşmaktan ziyade dinleniyorum eşimle, çocuklarımla vakit geçiriyorum. Bazen sinemaya gidiyorum.

Basketbolu bıraktığınızda bir planınız var mı ?

Ne zamana kadar oynıyacağımı bilemediğim için ruh halime göre bazen 2 sene sonra bırakacağım diyorum  bazen de 35- 36 yaşıma kadar oynamayı planlıyorum. 30 yaşımdan sonrasını planlarsam bırakıp bir iş yapmayı düşünüyorum. Basketbolda olmayı pek düşünmüyorum. Daha çok işle ilgili planlar yaparım.

Basketboldaki idolunuz kimdi?

Tim Duncan çok iyi bir oyuncuydu. Küçüklüğümden beri Tim’i örnek aldım. Amerika NBA’de onu beğenirim.

Eşinizle nerede tanıştınız?

Eşimle arkadaş ortamında tanıştım. Serhat Şirinçetin Fenerbahçe alt yapı takımından arkadaşım.

Fenerbahçe’de beraber oynuyorduk. 8 sene önce  onun eşiyle benim eşim çok yakın arkadaşlar. Onlar çıkıyorlardı bizi öyle bir arkadaş ortamına getirdiler ama ilk tanıştığımızda arkadaş gibiydik beraber hafta sonu muhabbet edip kahve içip yemek yiyorduk.

Olaylar öyle gelişti iş farklı bir ortama geldi. Zaten birbirimizi gayet iyi tanıyorduk tabi ama çekingenlikler vardı onları da aştıktan sonra her şey kendiliğinden gelişti sonra evlendik.

Eşiniz mi Balıkesirli oldu yoksa siz mi Trakyalı?

Yok o Balıkesirli oldu hatta yani benden daha çok Balıkesirli oldu denebilir. Balıkesir’e gitmek istiyor sık sık çok seviyor Balıkesir’i. Balıkesir’deki evi olsun, höşmerimi olsun Balıkesiri çok seviyoruz. Şimdi çocukları da yavaş yavaş  alıştırmaya çalışıyorum Balıkesir’de kuzenleri var  onlarla oynuyorlar, dedeleri ile oynamayı çok seviyorlar. Herhalde eşim Balıkesirli olmuştur diye düşünüyorum.

İstanbul’da yaşayan bir Balıkesirli olarak nasıl görüyorsunuz Balıkesir’i?

Balıkesir gerçekten son zamanlarda gelişmeye başladı. 5-6 sene önce çok ilerleyemiyordu ama son yıllarda gerçekten ilerlemeye başladı, son zamanlarda büyük bir adım attı. Büyük bir şehir olmaya ilerliyor ama ben de dahil böyle bir Balıkesir’in kendine kapalı bir havası var gibi, böyle bir kabuğunu kıramıyormuş gibi hissediyorum. Gelişim var çok güzel kendine göre  ama bir potansiyeli de var. İnşallah iyi olacak gibi hissediyorum.

Şimdiki belediye başkanımız Ahmet Edip UĞUR  İzmir, Bursa gibi kentlerle yarış yapılacak pozisyona getireceğim diyor böyle bir şeyin ihtimali var mı sizce?

Bence kesinlikle var. İzmir Bursa da büyükşehirler ama Balıkesir’in bu potansiyeli var. İki tarafı deniz  dağları var, yer olarak her yere yakın.Yüz ölçümü olarak büyük, yarışabilecek potansiyeli kesinlikle var.  Ama İzmir’le Bursa bizden önce geliştikleri için  onları yakalamak için çok çaba sarf etmek gerekir.

Bu sadece belediye başkanının veya benim işim değil insanlar olarak da büyük şehir olmak istiyorsak insanlarının da biraz kabuğunun kırması gerekiyor.

Son soru. Basketbolda oynadığınız herhangi bir takımda lakabınız  var mıydı?

Şu anda herkes “Ozi”diyor. Ozi diye çağırıyorlar.

Son olarak neler söylemek istersiniz?

Balıkesir’i ve Balıkesirlileri anlatan “İstanbul’da Balıkesir dergisini gördüm. Gerçekten çok güzel bir çalışma. Bizim bunlara ihtiyacımız var. Böyle güzel bir çalışmada bana yer verdiğiniz için çok teşekür ederim. Benim için çok keyifli bir röportaj oldu. Diğerlerinden çok farklı bir röportaj oldu.

Duygulandım biraz. Benim de katkım olacaksa çok mutlu olurum. Başarılarınızın devamını dilerim.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ
Üyelik İşlemleri
Üye Girişi
Şifre Hatırlatma
Yeni Üyelik

Lütfen email adresinizi veya kullanıcı adınızı yazınız.

Lütfen aşağıdaki formu eksiksiz doldurunuz.

Captcha