ArtıBir
  • Henüz üye değil misiniz ? Sağ alt köşeden üye olabilirsiniz.

SERVET CAMGÖZ VE ANKARA BALIKESİRLİLER DERNEĞİ

SERVET CAMGÖZ VE ANKARA BALIKESİRLİLER DERNEĞİ
SERVET CAMGÖZ VE ANKARA BALIKESİRLİLER DERNEĞİ
Bu Habere Oy Verin!

Ankara’da başarılı çalışmalara imza atan Ankara Balıkesirliler Derneği Başkanı Servet Camgöz ile sohbet ettik. Servet bey çok zor bir işi başarmış. Neden böyle söylediğimizi söyleşimizi okuduğunuzda daha iyi anlayacaksınız. Peki, bu başarısının sırrı veya sırları neler? Söyleşimizde Balıkesir’e ve Balıkesirlilere dair ilginç tespitler bulacaksınız.

Merhaba Servet Başkanım . Ankara Balıkesirliler Derneği başkanı olarak sizdeki bu Balıkesir aşkını merak ediyoruz .

 Bir başkadır benim memleketim… Memleketim, memleketimi seviyorum. Milli Kuvvetler Caddesi’nde yürüdüm, körfezinde yüzdüm. Hiçbir şey dindirmez iç sıkıntımı Memleketimin türküleri ve kolonyası kadar… Memleketim, sen dünyanın en güzel, en haklı kavgalarından birini yapansın. Ve ben o kavgayı, Ve ben seni sevenim…

“Güzel memleketimizle ilgili çok güzel şiirler, türküler vardır, okurken, dinlerken efkarlanır, coşarız. Ama hepimizin bildiği bu ünlü dizeleri N. Hikmet’in affına sığınarak biraz değişikliklerle gönlüme uyarlar,

“Neymiş bu Balıkesir” diyen samimi dostlara yanıt olarak okurum. Yazılan dizeler, iç esinliğimi yansıtır.

Balıkesir’imi, özlemimi, düşüncelerimi anlatırım soranlara bunlarla; açık ve net. Yıllardır ve aynı coşkuyla… İstasyon’dan Milli Kuvvetler Caddesi’ne dükkanlara, mağazalara bakarak bir yürüyüş, Roma Pastanesi, Özen Lokantası önünden Ali Hikmet Paşa Meydanı’ndan Anafartalar Caddesi’ne, oradan saat kulesi… Sonra aşağıya 6 Eylül İlkokulu, tren yolunun üzerinden parka keyifli, muhabbetli yolculuk. Mevsimine göre çekirdek çıtlayarak veya dondurma ile yürümüştük şimdi aramızda olmayan rahmetli büyüklerimizle, arkadaşlarla, kuzenlerle… Şimdi olmayan Akasyalar Gazinosu’nda tren sesleri eşliğinde tadına doyulmaz çay sefaları. Parkta havuz kenarı, şimdi olmayan İlkadım, Manolya; hepsi ayrı birer güzellikti. Köprü ayağındaki futbol sahasında az maç yapmadık. 20 Temmuz-20 Ağustos tarihleri arası ise ticaretin yoğun olarak yaşandığı Balıkesir Fuarı sosyal bir zenginlik, insanlar arası kaynaşma, eğlence, hayatı sevmenin dolu dolu yaşandığı bambaşka bir zenginlikti. Marmara Denizi de Ege Denizi de birer saat mesafede. Sahilleri ayrı bir güzellikte, Kaz Dağları da, Kapıdağ da, kaplıcaları da, Değirmenboğazı da, Cunda da, Avşa da, Hasanboğuldu da, Suçıktı da… Tarihteki yeri ve önemi, Kurtuluş Savaşı’ndaki konumu, Kuvayı Milliye’nin başkenti oluşu, ekonomiye katkısı, çalışma hayatındaki aktivitesi, üretkenliği her geçen gün artan, iki denizde de kıyısı bulunan istisna illerden olan memleketimizin her bir ilçesi, köyü, dağları başlı başına ayrı bir güzelliktir. İşte bu güzellikleri, güzel havayı koklayarak büyümüş insanlar olarak memleket sevgimiz, ayrılınca özlemimiz hep olmuştur. Azalmamış, artmıştır. İnsanları ise kültür deposudur. İnsani ilişkilerde komşuluk, dostluk, kahvelerde çay muhabbetleri kitaplara konu olmuştur.

Bu özlemde , sevgide gurbet etken midir?

 Gurbette memleket özlemi daha bir pekiştiriyor belki memleket sevgisini ve ilgisini. Veya ben öyle hissediyorum. “10” plakalı araç görünce durdurup sohbet etmek bile var gönlümde. Nitekim bu şekilde tanıştığım dostlarım oldu.

Dernekle tanışmanız nasıl başladı ?

 İşte bu memleket aşkı ve hemşehrileri araştırma eğilimim sonucu değerli büyüğümüz, rahmetli Prof. Dr. Bekir Sıtkı Şaylı hocamızın başkanlığında Balıkesirliler Birliği’nin Ankara Şubesi ile 80’li yılların ortasında tanıştım. Hatta müfettiş olduğum için rahmetli hocam: “Seni denetlemeye koyuyorum” diyerek görev vermişti. Güzel etkinlikler, yemekler yapılmıştı. Ama merkezi kendi ilinde olan il derneği ilginç geliyordu ve Ankara’da hiç yoktu. Durağanlığı da ekleyince itiraz değil ama “Ankara’da müstakil bir Balıkesirliler Derneği olmalı” fikrimi, birlik başkanı değerli Reşit Bey dahil açık açık herkese dile getiriyordum. Hele son genel kurulda galiba 1994 veya 95 yılı- yeni bir kadro ve sorulmadan başkan yardımcılığına getirilmem dahi bu düşüncemi değiştirmedi. Ve nitekim faaliyetler zamanla gerileyince de kayıt üzerinde olmaktan öteye gidemedi. Ankara Balıkesirliler Derneği Başkanı Merkezle teması kesmeden “şube yerine Ankara’da müstakil dernek olmalı” şeklinde önerdim ama yeterince anlaşılmayınca birlik şubesi 1997-98 yıllarında eridi, genel seçimlerde aday olan başkanın seçilememesi ile seçimden sonra da yok oldu, tasfiye edildi, adresi bile kalmadı.

Daha sonra nasıl gelişti olaylar ?

 Ankara’daki Balıkesirlileri bir araya getirecek herhangi bir Balıkesirliler Derneği olmaması beni çok rahatsız ediyordu. Ancak hemşehrilerim merkezi bir şubede görev yaptığım banka şubesine hem ziyaret hem banka işleri için sıklıkla uğrarlardı. Bankacılık alanında yardımcı olmaya çalışır, gelen hemşehrilerimizi birbirleriyle tanıştırmaktan ayrı bir mutluluk duyardım. Artık ortak bir dernek adresi bulunmalı, buluşma noktası bir dernek olursa iletişimimiz artar, Balıkesirlilerin muhabbeti gelişir diye günden güne kararım gelişmişti. İhtiyacı olanlara yardımcı olmaya çalışır, arada da dernek kurma fikrimi paylaşırdım. Ama hiç ummadığım, “Yok, bu iş yürümez”, “Balıkesirlilerin cebinde akrep vardır”, sözlerini söyleyen şimdi rahmetli olmuş bazı büyüklerimize “Abi ben sizden destek bekliyorum, sizler köstek oluyorsunuz, yürü arkanda ben varım demenizi beklerim” dediğim, tepki verdiğim çok olmuştur. Hele mesai sonrası gidiş güzergahımda her akşam önünden geçmek zorunda olduğum sokağın köşesinde 2. Kattaki “Çamlıhemşinliler Derneği” tabelası tam karşımda gözümün içine batardı adeta. Karadeniz teftişinde Ayder Yaylası’na giderken içinden geçtiğim, peştemallı kadınların yollarda dize kadar çorap ördüğü 1500-2000 nüfuslu Çamlıhemşin kurabiliyor da iki denizde kıyısı olan koskoca Karesi eyaleti neden kuramıyoruz diye hep üzülür, sorgular, hemşehrilerimle paylaşırdım.

Bu olumsuz düşüncelere rağmen sizi yolunuzdan döndürmeyen ne oldu?

 Balıkesirliler gönlü zengin insanlardır ama birbirlerine karşı ilgi, destek ve yakınlıkları nedense diğer illerinkilere göre daha düşük seviyelerde görünür, bilinir. Bu konuda birçok kez yazdığım Balıkesirlilerin çekirdek aile oluşu, okuyup iş ve diploma sahibi olup kendi ayaklarının üzerinde durabilen insanlar oldukları, kimseyi arama ihtiyacı duymadıklarının yanı sıra birçok kez yazdığım bir püf noktası haklı bulundu; halk oyunları yüzlerce yıldır oynana gelen, ait olduğu yöre insanının kültürünü, yaklaşımlarını yansıtan kültürel unsurlardır. Karadenizliler horon oynarken 10 kişinin durabileceği alanda 20 kişi durur, izlerken anlaşılmaz, birbirlerini iterek iç içe oynarlar. Keza Erzurum, Doğu, G. Doğu illerinin oyunları belden bele, boyundan veya kol kola arkadaşlarıyla yakın temas halindedir, birbirleriyle adeta iç içedir. Ama bizim Bengi’de kollarını açtı mı efemiz 5 metre yakınına kimseyi yaklaştırmaz adeta. Hatta bazı figürler vardır, bazıları yerde, bazısı ayakta. “Acaba genlerimizde mi var?” diye sormuştum. Çok da dönüş olmuş, iki uzman genetikçi araştıralım demişti. Ama bunlar bir araya gelmemize engel olamazdı. Balıkesirliler Derneği oluşturma hareketini hemşehriciliğimle; “İki denizde kıyısı olan, adeta koskoca bir eyalet gibi Balıkesir’imizin gücü, etkinliği, sosyal ve kültürel seviyesi, iletişimi bu seviyelerde olmamalı; Ankara’da bulunan Balıkesirlileri bir araya getirmeliyiz” düşüncesiyle koyuldum yola.

Bu yola koyulduğunuzda neler yaparak başladınız ?

 Kolay olmadı ama sonunda dernek kurma aşaması olarak 2004 yılında Kurtuluş günümüz anısına 6 Eylül 2004’te ortada resmi bir dernek, kaşe olmadığı halde beni tanıyan dostlar vasıtasıyla resmi tören izni temin ederek toplayabildiğim hemşehrilerimizle Anıtkabir’de “Şükran Çelengi” töreni tertip ederek gerçekleşmesini sağladım. Şeref Defterini yazıp imzaladıktan sonra hemşehrilerimizi bırakmayıp alt katta kafeye davet edip, kapıyı kapatarak “Artık Balıkesirliler derneğimizi kurmalıyız, kurmadan buradan çıkış yok” diye muhabbetli ve ısrarlı çıkışım ise o coşkulu ortamda olumlu karşılanmıştı. Hemen müsait olanlardan 6-7 kişi belirledik, mesai çıkışları toplanıp akşam saatlerinde maliyeci hemşehrimizin odasında çalıştık, hukukçu arkadaşlarla detayları tamamladık, en yaşlımız olarak emekli komutanımızı başkan gösterdik, başvurduk, kaymakamlık işlemlerini yürüttüm ve derneğimizi hayata geçirdik. Ve hayalim gerçek oldu. O apayrı bir mutluluk. Hissetmeyen anlayamaz. Şimdi son yıllarda 6 Eylüllerde “Şükran Çelengi” törenimizi aksatmadan yerine getiriyoruz.

Dernekçilikte neye önem veriyorsunuz ? Nedir dernekçilik sizce ?

 Her zaman Balıkesir’imiz, hemşehrimiz için neler yapabilirim düşüncesini hayata geçiren kişilerden biri olarak dernekçilikte de ben ne verebilirim düşüncesi öncelik olmuş, tabela dernekçiliğine, kartvizitten oluşan dernek adını kullanmaya yönelik “sözde” dernekçilere fırsat verilmemesine de çok dikkat etmişimdir, ilkem olmuştur. Kartvizit için, etiket olarak kullanmak için sivil toplum kuruluşunda yönetici veya aday olanları, hele seçilemeyince o kuruluş ile bağlarını hemen kesiverenleri iyi ayırt etmeleri gerektiğini hep vurguluyorum. Dernek kurmamız konusunda hele müfettişlik görevim esnasında ülkemizi karış karış gezip illerinin tamamına yakınını daha yakından tanıdıktan sonra hayranlığım, haklılığım ile perçinlenmiş oldu güzel memleketime. “Ortak kültürü paylaşan hemşehriler, aynı havayı solumuş dostlar bizde de yok mu? Neden bir araya gelmiyoruz?..” diye başladığım, bu konuda eksikliğimizi gidermek amacıyla zorluklara karşın kurduğumuz Ankara Balıkesirliler Derneğimizle kısa sürede epey de yol aldık. Ankara’daki Balıkesirliler ve Balıkesir’i sevenleri bir araya getirdik, güzel bir iletişim ağımız oluştu. “Ben buradan ne sebeplenebilirim?” diyenlere yer vermemeye, “Ben ne katkıda bulunabilirim?” diye düşünenlerle çalışmaya özen gösteriyoruz.

Balıkesirliler dernekçilik konusunda pek etkili değil mi? Bunu mu anlamalıyız söylediklerinizden ?

Yok, ben eskisi gibi olmadığını düşünüyorum artık. Hemşehrilerimizle, memleketimizle bağlantılarımız her alanda yoğun olarak, artarak devam ediyor. Arkadaşlar, yöneticiler, iş insanları, hocalar, öğrenciler, sosyal kuruluşlar, basın… Balıkesirliler için değerli ağabeylerimizden, hemşehri büyüklerimizden üzülerek duyduğum, Balıkesirlilerin bir olaya yaklaşırken genelde “bardağın boş tarafından baktığı” ”ne kokar ne bulaşır” olduğu türünden ifadeler sık telaffuz edilirdi. Belki o zaman için biraz haklı olsalar bile günümüzde bu ve benzeri niteliklerin çoğunun azaldığını düşünüyorum. Kalan yaklaşımları yıkmak, silmek için de herkesin ilçeler, detaylar, partiler üstü bir yaklaşımla elinden geleni ortaya koyması gerektiğine, diğer kişilerin de bunda eksiklik ve noksanlıklar aramak yerine bardağın dolu kısmından bakarak “hiç yoktan iyidir” veya “ha gayret” deyip olan eksiklikleri yapıcı şekilde uyararak bir katkı da onların yapmaları gerektiğine inanıyorum. Yine deneyimli büyüklerimizden ilginç bir ifade; ilimizde sivil toplum kuruluşlarının, meslek odalarının, parti teşkilatlarının, derneklerin il yönetici ve kurullarında görev alanların tamamına yakınının Balıkesir’i yeterince tanımadığı, tayinen geldiği, kısa süre kaldığı, Balıkesirli olmadığı, Balıkesirlilerin sorumluluk almaktan kaçındığı şeklinde idi. Artık bunun da azaldığını düşünüyorum. 2002 genel seçimleri öncesinde gazetelerde “Balıkesir artık Balıkesirli vekil istiyor” duyurusunu görünce çok hoşlanmış, tüm dostlara aktarmaya çalışmıştım. Yerel basında benzeri çıkışı “bir yerin sorunlarını, en iyi oralı bilir” düşüncesiyle 2011 ve 2015 seçimlerinden önce “Balıkesir artık Balıkesirli vekil istiyor” diyerek yapmıştım. Yerel basında, bazı gazetelerin bölge eklerinde birçok kez yer almıştı. Eskilere dönmeye gerek yok ama Balıkesir milletvekillerinden Kastamonulu rahmetli Güven Karahan bir kez bile etkinliğimize katılmamıştı.

1995 yılında -o zaman- Tandoğan’da Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nda 3 günlük Balıkesir Ürünleri Sergisi olmuştu, bir de konferans tertip edilmişti. Konferansın başkanı da Sayın Rona Yırcalı idi. Rahmetli Ahmet İhsan Kırımlı kürsüde Balıkesir’in milletvekillerinin artık Balıkesirli olması gerektiğini ısrarla vurgulamış, o esnada dinleyiciler arasında olan Devlet Bakanı Erzurumlu Balıkesir Milletvekili Sayın Ekrem Ceyhun söz alarak yaptıklarını anlatmaya çalışmıştı. Uzun süre bu tür sıkıntılar Balıkesir’in adını tali konumda bıraktı. Görüyorum ki artık genel merkezlerden paraşütle iniş yaptırılan liste başı isimler olmuyor ve dilerim hiçbir partide hiç olmasın. Seçimlerin sonuçlarından sonra akabinde “Balıkesir artık kabinede Balıkesirli bakan istiyor” dedik yılların eksikliği ile. Amaç Balıkesir ve Balıkesirlilerin diğerlerinden eksik olmadığını herkese duyurmaktı. 1995’ten bu yana henüz olmadı ama eminim yakın zamanda o da olur. “Artık federasyon başkanımız da var” diye keyifle duyurduğum Triatlon Federasyonu genel başkanlığına Sayın İsa Tamer Çelik’in seçilmesinden en az onun kadar mutlu oldum, gurur duydum, başarılar diliyorum. Son olarak İsviçre Türk Toplumu başkanlığına hemşehrimiz Sayın Levent Karaağaç’ın seçilmesinden de çok mutlu oldum, başarılar diliyorum. Sayın Rona Bey gibi Dünya İş Konseyi Başkanı çıkaran Balıkesir’den dilerim her alanda, kritik noktalarda hemşehrilerimiz üst noktalara gelirler, başarılı olurlar. Bakan da istiyoruz, inşallah başbakan da. Belki bir gün cumhurbaşkanı da niye olmasın? Malatya 2 tane çıkarmış!.. Memleketimizin yetişmiş, aramızda olmayan nice değerleri, güncel ünlüleri de var. Ama yeterince bilinmeyenler de çoğunlukta. En başta yıllardır adını, özelliğini duyurmaya, anıtını diktirmeye çabaladığım yeterince bilinmeyen Tıbbiyeli Hikmet. Askeri Tıp öğrencisi Hikmet Bey’in vatan sevdası, Sivas’ta bağımsızlık çıkışının ülke gençlerine örnek olması, gençlerin yaşadıkları ülke ve dünya gerçeklerinden kopuk, gelişmelere ilgisiz olmak yerine sorumluluk bilinci ve vatan sevgisi ile yetişmeleri konusunda fikir vermesi bakımından Savaştepe’de artık bir Tıbbiyeli Hikmet anıtı dikilmesi gerektiğini vurgulamış, bu konuda gazetelerde birçok kez yazılar paylaşmıştım. Şimdi aldığım duyumlarda bunun gerçekleşebileceği ümidine büründüm. 4 belediye başkanı değişti olmadı, inşallah şimdi gerçekleşir.

Başarabilir miyiz diğer iller gibi sizce ? Nasıl görüyorsunuz gelinen noktayı ?

 Artık basit tartışmalar yerine “Balıkesir için neler yapabiliriz, neler yapılabilir?” yaklaşımının ana konu olacağı mantıkla, iyi niyetle bakılmalı diye düşünüyorum. Önce menfi eleştiri yerine yapıcı bakış açısı olursa daha hızlı yol alınır inancındayım. İncir çekirdeğini doldurmayacak şeylerle uğraşmayı bırakıp ortak hareketle sesimizi daha güçlü olarak dünyaya duyurmalıyız. Edremit-Havran arasına yapılan havaalanına isim verilmesi bile ilçeler arasında sorun olmuştu, basını meşgul etmişti, sonunda şimdi başbakan olan Ulaştırma Bakanı Sayın Binali Yıldırım “Koca Seyid “ diyerek son noktayı koymuştu. Başta ekonomik gelişmeler, sanayi yatırımlarımız, gelişen ticari üniteler, Türkiyenin “İlk”lerine giren saygın firmalarımız, aranan markalarımız, pazarı genişleyen ürünlerimiz, gelişen turistik ünitelerimiz, kaplıcalarımız, üniversitelerimiz, tarihe ün salmış sporcularımız madalya kazanan güncel sporcularımız, sanatçılarımız, panayırlarımız, festivallerimiz, bilimsel ve sportif yarışmalarda derecesiz dönmeyen okullarımız, üst liglere çıkan, zorlayan takımlarımız… Balıkesirspor’umuz, Bandırmaspor’umuz, BEST’imiz, Banvit’imiz, Karesi Belediyemiz, Büyükşehir Belediyespor’umuz ve hepsi.

Ne gibi çalışmalarınız oluyor biraz onlardan bahseder misiniz?

 Derneğimizde kötü gün dostluğunu, desteği her zaman ön sırada tutmaya, gençlere aktarmaya özen gösteriyorum. Pek çok kez kan ihtiyacı olan hemşehrilerimize çözüm olmuştuk. Yakın dönemde ameliyat için gelmiş bir hastamıza kan gerekeceği söylenince sorduğu arkadaşları derneğimize aramasını belirtmiş, o da beni aramıştı. Sayfamızda yaptığımız duyuru ile ihtiyaçtan çok fazla gönüllü kan verici hemşehrimiz aramış, iyileştikten sonra teşekkürlerle ziyarete gelmişlerdi. Terör olaylarında şehit olan, yaralanan askerlerimizi, polislerimizi GATA’da ziyaret etmeyi, moral vermeyi ihmal etmedik. Şehit cenazelerini de Ankara’dan törenle uğurladık. Mekanları cennet olsun. İnşallah artık olmasın. Öğrencilerimiz çok hassas konu. Ülkemizin geleceği. Memleketindenüniversite eğitimi için Ankara’ya, saygın üniversitelere gelmiş çok kardeşimiz oluyor. İhtiyacı olanlara üyelerimiz ve hayırseverlerden toplayabildiğimiz yardımlarla burs vermeye çalışıyoruz. Ankara’yı kazananlara yardımcı olmak, yalnızlık hissi yaşatmamak, kazandıkları okullardaki öğrenci hemşehrileri ve öğretim üyesi hemşehrilerimizle temasa geçmelerini sağlamak yoluyla tedirginliklerini azaltmaya çalışıyoruz. Hele günümüzde giderek azalan arkadaşlık, dostluk olgusunu yaşatmak için hemşehri öğrencilerimizi birbirleriyle tanıştırmaya, kaynaştırmaya özellikle gayret gösteriyoruz. Bunun için öğretim yılları başlarında “Öğretim yılı öğrenciler buluşması” adı altında sağ olsun dernek büyüklerimizden Sayın Celal Dedebaş’ın geniş bahçeli evinde kahvaltıda 100’den fazla öğrenciyi bir araya getiriyor, yiyecek, içecekler, ev yapımı pastalar, kekler ile başarılar dileyerek 5-6 saat sohbet ediyoruz, ettiriyoruz. Öğretim üyeleri hemşehrilerimizden de müsait olanlar katılıyor, öğrencilerle birebir sohbet ediyorlar, yol gösteriyorlar. Mezuniyet sonrası meslek tercihi konusunda sohbetler de çok önemli. Örneğin hukuk öğrencilerimizin avukat, yargıç hemşehrilerimizle samimi sohbetlerinden sonra tercihleri netleşiyor, bazen değişiyor. Yine eğitim aldıkları alanda uygulama içinde olmaları için aynı alanda çalışan hemşehrilerimizle tanıştırıyor, boş zamanlarında staj gibi onlara uğramalarını, çıraklık gibi uygulamalı eğitim almalarını tavsiye ediyor, düzenlemeye çalışıyoruz. Hukuk öğrencisinin, ders çıkışı avukat abisinin-ablasının çalışma yerine uğraması, samimi yaklaşımla çıraklık yapması gibi. Aynı şekilde 2. dönem başında soğuk Ankara hafta sonunda hemşehrimiz, Tes-İş Sendikası Genel Başkan Yardımcısı Sayın Ferudun Bey’in ev sahipliğinde 120 civarında Balıkesirli öğrencimizin katıldığı kahvaltılar yeni döneme başlarken ayrı bir moral oluyor. Adı kahvaltı olsa da “İki Keklik” eşliğinde çeşitlilik ve muhabbetle ilerleyen saatlerde halk oyunlarımızın çalınması, kollarını açıveren efelerin meydana çıkıp kızlı erkekli oyunları coşkuyu açıklıyor, keyif veriyor, yeni dönem için güç oluyor. Halk oyunları konusunda gelen talep üzerine geçen yıl harmandalı kursu düzenlemiştik, öğreticiler İsmail arkadaşımıza, Sevdanur öğrencimize teşekkür ediyoruz. Kültürel yönden eksik kalmamaları için “Ankara’da üniversitede okuyup da CSO’ya, operaya, tiyatroya gitmemiş öğrencimiz olmasın” çalışmamız ile öğrencilerimizi kendi aralarında müsait oldukları zamanlarda derslerini aksatmadan kültürel etkinliklere de götürmeye çalışıyoruz. 40-50’şer kişilik gruplar halinde yapılan bu etkinliklerden çok da keyif aldıklarını gözlerinden, “yenisi ne zaman olacak” sözlerinden anlıyoruz. Sanatla ilgili konularda yardımcı olan sanatçı hemşehrilerimiz, üyelerimiz Devlet Opera Balesi Keman Sanatçısı Ümmüye Hanım’a, Klarnet Sanatçısı Bora Beye, CSO Arp Sanatçısı Çağatay Bey’e de çok teşekkür ediyoruz. Balıkesirli sanatçıların Ankara’da sergi açılışları olacaksa önce derneğimizin haberi oluyor. Açılışlarında yanlarında olmaya, kutlamaya, herkese duyurmaya çalışıyoruz. Sanatçılarımızın da derneğimize destekleri için çok teşekkür ediyoruz. Hemşehri sanatçılarımızdan Ressam Sayın Özdemir Yemenicioğlu’nun hediye ettiği tablo derneğimizi süslüyor, her zaman teşekkürle anıyoruz. Bu yıl üniversite öğrencileri arasında deneme yarışması düzenledik. Özellikle şikayetçi olduğum cep telefonu- internet-mesaj- TV’lerde modayemek-evlendirme programları arasında ruhsuzlaşmaya, kalıplaşmaya, toplumsal duyguları köreltilerek aşırı bireyselleştirilmeye ve mutsuzlukla yok olmaya yönlendirilen günümüz gençlerine duygusallığı, düşünmeyi, edebiyat yönlerini yoklamayı çağrıştıracak, özellikle evinden uzakta okumanın zahmet ve etkilerinin edebileştirileceği bir yarışma olarak düzenledik. Evinden, yakınlarından ayrıldıktan sonra yeni çevresinde yaşadığı güçlükleri, başından geçen ilginç durumları içselleştiren duygu, düşünüş ve görüşlerini Deneme-Öykü-Anı-Günlük türlerinden herhangi birini seçerek yazmalarını istedik, Şubat ayı sonuna kadar gönderebilecekler. Sonuçları Mart 2017 tarihinde derneğimizce Ankara’da düzenlenecek bir törenle açıklanacak yarışmanın seçici kurulu dahi Balıkesirlilerden oluşuyor. Yıllardır aksatmadan uygulamaya çalıştığım, artık bir ilke gibi oturan “Ankara memleket takımlarımıza deplasman değildir” sözümün arkasında durdum ve artık yerleştiğini görüyorum. Ankara’ya gelen her alanda her spor dalında, hangi ligde olursa olsun tüm merkez-ilçe-okul takımlarımızı maçlarında yalnız bırakmamaya, desteklemeye gayret ediyoruz. Hatta yıllar önce tek kişi bağırdığım ama dernek pankartı açtığım çok maçlar olmuştur. BEST’te Gaffur Bey, Banvit’te Özkan Bey çok iyi bilirler… Sesim yettiği kadar… Şimdi maçlarımıza öğrencilerimizle beraber kalabalık grupla, pankartımızla gidiyor, ev sahibi takımın taraftarlarını bile bastırıyor, çoğu zaman galibiyetle uğurluyoruz memleketimize. Erkekler voleybolda Bigadiç Belediyemizi tüm eleme maçlarında destekledik, Şampiyon yaparak uğurladık. Daha yeni BEST’imizi galibiyetle uğurladık memleketimize, ardından Edremit Belediyesi Gürespor. Sonra Karesispor. Hepsi bizim takımlarımız. PTT 1. Lig’de Ankara takımı olmadığı için en yakın yer Boluspor maçına gittik soğuk bir Aralık Pazarında. Sağ olsun Vekilimiz Ali Aydınlıoğlu’nun temin ettiği araçla gittik, 2-3 yenip geldik. Öğrenciler için de hayati bir anı olarak kalacak, hemşehriciliklerini pekiştirecektir. Televizyonda naklen yayınlanan Balkes, Bandırma, BEST, Banvit maçlarını da derneğimizde, “Sağlık- 1 tribünü” adını verdiğimiz maç havasında muhabbetle izliyor, gönül desteğimizi gönderiyoruz memleketimize.

Amaçlarınız nelerdir? Biraz da onlardan bahseder misiniz?

 Amacımız tek yönlü olmamak. Tüm hemşehrilerimizi birbirleriyle tanıştırmak, İftar, yemek, kahvaltı etkinlikleri tertip ederek kaynaştırmak, Balıkesir’imizin ve Balıkesirlilerin adını tüm Türkiye’ye güzelliklerle duyurmak,

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ
Üyelik İşlemleri
Üye Girişi
Şifre Hatırlatma
Yeni Üyelik

Lütfen email adresinizi veya kullanıcı adınızı yazınız.

Lütfen aşağıdaki formu eksiksiz doldurunuz.

Captcha