ArtıBir
  • Henüz üye değil misiniz ? Sağ alt köşeden üye olabilirsiniz.

AVRUPA VE DÜNYA ŞAMPİYONU “YASEMİN ADAR”

AVRUPA VE DÜNYA ŞAMPİYONU “YASEMİN ADAR”

Avrupa ve Dünya şampiyonu olan ilk Tük bayan güreşçisi Yasemin Adar adını tarihe altın harflerle yazdırdı.

Annesiz bir yaşam ona eve hapsolmak, depresyona girmek yerine hayata yumruk atmayı öğretmiş. 

Babasına aşık her kız çocuğu gibi ve minnet dolu. Ablası sohbetimize seyirci. Abla yıllarca hasta anneye bakmış. Şimdi kardeşi ile gurur duyuyor ama gözlerinde annesinin yokluğunun hüznünü okuyoruz

‘KURTDERELİ’DEN SONRA…’
Avrupa şampiyonluğunun ardından dünya şampiyonluğunu çok istediğini belirten Adar “Balıkesir’den yetişip, şehrime, ülkeme dünya şampiyonluğunu kazandırdığım için çok mutluyum, büyük gurur yaşıyorum. Balıkesir’den Kurtdereli Mehmet Pehlivan’ın ‘cihan pehlivanı’ olmasının ardından dünya şampiyonluğuna ulaşmanın büyük sevincini yaşıyorum. Avrupa ve dünya şampiyonluklarının ardından hedefim 2020 Tokyo’da da altın madalya almak” diyor.

Kısa zamanda kazandığı başarılarla adını tarihe yazdıran Yasemin Adar kimdir? Sizden dinleyebilirmiyiz?

“1991 yılında Balıkesirde doğdum. Fırıncı bir babanın kızıyım, (şuan emekli) 2 kardeşiz. Bir ablam var. Çocukluğum ve gençliğim Balıkesirin Gaziosman paşa mahallesinde geçti. Okullarım da öyle oldu haliyle.

Sporla tanışmanız nasıl oldu?

Spor a ilköğretim zamanında okulumuzun voleybol takımına girmemle başladı. Beden eğitimi öğretmenimiz bizi okullar arası maçlara götürdü. Lise yıllarında ise 4 yıl boyunca hentbol oynadım. Tabii oda Beden eğitimi öğretmenlerim sayesinde idi. Lise 3. Sınıfa giderken beden eğitimi öğretmeni olmayı kafama koydum. Beden eğitimi öğretmenim beni ve 2 arkadaşımı atletizm branşı için Balıkesir Atatürk stadyumuna yönlendirdi. Burada koşu çalışmaları, atlamalar ve bir çok branşı tanıdım. Fiziki yapımdan dolayı bana en uygun branşlarda atma branşları olarak öne çıktı. Bunlar gülle, çekiç, disk, cirit atma vb sporlardı.  Lise bittiğinde 2009 Balıkesir üniversitesi Beden eğitimi ve spor yüksek okulu antrenörlük bölümünü kazandım. Ve ben öğretmen olmak istiyordum. İstemesem de antrenörlük bölümüne gitmek zorunda kaldım. O yıllarda hala atletizm branşında gülle sporu ile ilgileniyordum. Antrenörüm Remziye Kurt bana çok destek verdi. Öğretmenlik hayalimi gerçekleştirmek için tekrar sınava girdim ertesi yıl.

Peki nasıl başardınız bu hayalinizi?

BESYO mülakatı değişmişti o yil . Sadece parkurla okula alım olacaktı ve parkurda benim bilmediğim ve yapamadığım piolet hareketi vardı. Remziye hocamla bu hareketi çalıştık . Yavaş yavaş öğrenmeye başlarken Remziye hocam Kpss ye girmişti. Başarılı oldu ve Bingöl e atandı. Eşi de güreş antrenörü olarak görev yapıyordu. Cemal kurt Remziye hocam piolet hareketini güreşçilerin daha iyi yaptığını ve onlardan daha iyi öğreneceğimi düşünerek beni eşine emanet etti.  Bir yıl sonra tekrar görüşmek üzere deyip  görev yerine gitti. Kemal kurt ve Aslan Seyhanlı hocalarımla birlikte gençlik ve spor il müdürlüğünde güreş antrenörlüğü yapmaktaydılar. Bende piolet hareketini iyice öğrenip mülakata girdim ve Beden Eğitimi öğretmeni olma yoluna girdim.

Peki Güreş nasıl oldu? Bayan güreşçi olma fikri nasıl doğdu?

Kemal Kurt ve Aslan Seyhanlı hocamla Piolet hareketini çalışırken her iki hocamda güreşe yetenekli olduğumu ve iyi yerlere gelebileceğimi söylediler. Beni güreş yapmaya ikna ettiler. Bende bu sayede güreşe başlamış oldum. Amacım sadece 1 yıl yapıp tekrar atletizme dönmekti. Güreşte hiç hedefim yoktu aslında.

Milli olma süreciniz nasıl gelişti?

Güreşe başladığımda gençler kategorisinde son senemdi. 2011 yılında Yalova da gençler Türkiye şampiyonasında 72 kg da ilk müsabakaya çıktım ve 2. Oldum. Ve milli takım kampına Ankara Elmadağ a gittim.

 

Ailen nasıl karşıladı senin bir bayan olarak güreşçi olmanı?

Ankara Elmadağa kampa giderken ilk kez ailemden ayrı kalacaktım. O zaman kadar ailemden hiç ayrılmamıştım. Nereye gitsem hep yanımdaydılar. Babam beni orada da yalnız bırakmadı. Hep bana destek oldu. Her zaman arkamda durması bana özgüven verdi. Bir çok insan bana güreş erkek sporu sen bırak yapamazsın dediklerinde bile babam  bana sen her şeyin üstesinden gelirsin bunu da başarırsın diyerek benim en büyük destekçim oldu.  İlk milli takım kapına babamla birlikte gittik. Ve babam beni bırakıp geri döndü. Çok ağladım ilk ayrılıkta.

İlk milli mayoyu ne zaman giydiniz?

Elmadağ kampının bitmesine yakın uluslararası şampiyonlar turnuvasına katılacağımı öğrendim. İlk kez bir yabancı sporcuyla güreşecek ve milli mayo giyecektim. Bu benim için çok heyecanlı ve korku doluydu. Müsabakada korkularım galip geldi ve karşılaşmayı kaybettim.

2012 yılında büyük  bayanlarda güreşmeye başladım. Türkiye şampiyonasında 3. Oldum. Uluslararası Yaşar Doğu müsabakalarında 3. Olarak ülkemi yurt dışında temsil etme fırsatım oldu. Avrupa ve Dünya şampiyonalarında güreşmeye hak kazandım. O yıl katıldığım şampiyonalarda iyi dereceler yapamadım başarısız oldum. Hocalarım tecrübesizliğimden kaynaklandığını teknik kapasitemin daha gelişemediğini söylediler ve beni teselli ettiler. Haliyle daha  1 senelik güreşçi olarak benim buralara gelmem benim için büyük bir başarıydı. Daha da hırslanıp azimle çalışmaya başladım. Mutlaka başarmam gerektiğini düşünüp hedef belirledim. 2016 Olimpiyatlarını hedef aldım kendime. Avrupa ve dünya da derece yapmasam bile olimpiyatlara katılıp o ortamı yaşamak istiyordum. Daha sonra güreşi bile bırakabilirdim.

2013 yılında Mersin de düzenlenen Akdeniz oyunlarında 1. Olarak güreş benim için artık vazgeçilmez oldu. Öğretmen olup atanmam nedeniyle hayatım kurtulmuştu. Çünkü kpss ye girmeden okulu bitirdiğim takdirde direkt derece ile atanabilecektim. Tabii bunlar olurken ben okulumu da aksatmadan devam ettim.

2013 yılında Ağustos ayında annemi kaybettim. Bu benim için yıkım oldu. Benim için çok zor ve acı dolu bir yıl oldu o yıl. Annemi kaybettikten 15 gün sonra Dünya şampiyonasına katıldım ve 5. Oldum. Hocalarım her yıl daha başarılı olduğumu ve tecrübelendiğimi söyleyerek beni motive ettiler. Bir gün madalya alacağımdan emin konuşuyorlardı. Bende ailemden ayrı kalmanın bir çok sosyal hayatımdan fedakarlık yapmanın karşılığını almam gerektiğini düşünüyordum.

2014-2015 yıllarında bir çok müsabakaya katılıp başarılı sporcuları yendim ama Avrupa ve Dünya da madalya almak nasip olmadı 5. Olarak ülkemi temsil ettim . Hedefime yavaş yavaş yaklaştığımı hissediyordum O yıllarda öğretmen olup Niğdenin Kiledere kasabasına öğretmen olarak atandım. Ve ilk antrenörlerimi de bırakıp  kulüp değiştirdim. Edirne Trakyabirlik spor kulübüne geçtim.   Şu an da hala aynı kulüpteyim.

2016 yılı benim için en önemli yıldı. Breziyanın Rio kentinde en iyi sporcuların olduğu ve dünyanın en büyük organizasyonuna katılmak istememdi. Bu zaman kadar olimpiyatlara Türk bayan sporcu katılmıştı. Bayan güreşinde ülkemi temsil etmek benim gibi devşirme sporcuya nasip oldu. Olimpiyat 4 yılda bir olduğundan bir dahaki olimpiyatlara katılmam imkansız gibiydi. Yarın çıkacağımızın garantisi yok çünkü .

İlk Avrupa Şampiyonu ne zaman oldunuz?

2016 yılında Avrupa şampiyonası ve Litvanyanın Riga kentinde 75 kg da güreştim. Avrupa da birinci olarak bayan güreşinde büyükler (A milli takım) kategorisinde ilk altın madalya alarak istiklal marşımızı okutup bayrağımızı dalgalandırdım. Kendimle ne kadar gurur duysam az. Sonuç olarak fedakarlıklarım ve çalışmamın karşılığını almaya başlamıştım.

Daha sonra başarılarınız yükselerek devam etti sanırım?

Dünya güreşi birliği tarafından olimpiyatlara katılmak için  belirli müsabakaların olması orada finale kalan sporcuların olimpiyatlara katılması için elemeler yapıldı. Bunlara da kalifikasyon deniliyor. Sırbistanda yapılan kalifikasyonda birinci olarak olimpiyata gitmeye hak kazandım. Ve benimle birlikte 5 sporcu arkadaşım daha kazandı. İlk defa bu kadar çok sporcu ile olimpiyatlara katıldık.

2016 yılında yurtdışında bir çok ülke de organizasyonlara katıldım. Ve aşırı zorlamadan dolayı sağ dizimde dış meniküsümde yırtık oluştu. Olimpiyatlara katılmama 1 ay kala sakatlandım. Sakat olarak katıldım olimpiyatlara ve 8. olarak tamamladım. Olimpiyat zamanında hedefimin çok basit olduğunu ve benim daha çok başarılar yapabilecek kapasitemin olduğunu farkettim. Yeni bir hedef koyarak sakatlığım geçer geçmez önümüzdeki yıllarda başarımı arttırmak için çalışmaya başladım. 2017 yılında tekrar Avrupa şampiyonu oldum. Başarılarımı sürdürmeye devam ettim. Katıldığım bütün müsabakalarda hiç yenilgi almadan Fransanın Paris kentinde Dünya şampiyonasına katıldım. Ülkemi en iyi şekilde temsil ederek 1. Oldum. Bayan güreşinde tarihe geçtim. Hala hayal gibi geliyor bana ama gerçek biliyorum. Bu zamana kadar başarılmamış bir çok ilki başardım. Hem mutluyum hem de gururluyum. Çünkü Allah bunu kimseye nasip etmemiş ve bana nasip etmişti.  Türkiye ye döndüğümde çok güzel karşılanıp bir çok kesimden tebrikler aldım. Sosyal paylaşım hesaplarında birçok kişinin beni paylaşıp onure etmesine şahit oldum .Şu an sol dizimde menisküs yırtığında tekrar artroskopi ameliyatı oldum. Ve iyileşip tekrar mindere dönüp ülkemi en iyi şekilde temsil edip bayrağımız dalgalandırmak.

Bundan sonraki hedefiniz nedir?

Bundan sonraki  hedefim Allah kaza hastalık vermediği sürece 2020 Tokyo olimpiyatlarında kürsüde yer alarak bayan güreşinde ilkleri devam ettirip tarih yazmaya devam etmek. Ve benden sonraki nesile örnek olabilmek.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ
Üyelik İşlemleri
Üye Girişi
Şifre Hatırlatma
Yeni Üyelik

Lütfen email adresinizi veya kullanıcı adınızı yazınız.

Lütfen aşağıdaki formu eksiksiz doldurunuz.

Captcha