40,2558
46,7181
4.320,96
Küresel iklim krizi ve artan nüfus baskısı, su kaynaklarını alarm seviyesine getirdi. Komşu Yunanistan’ın 15 Ege adasında deniz suyunu arıtmaya yönelik dev projeleri onaylamasının ardından, gözler Türkiye’nin bu alandaki potansiyeline çevrildi. Uzmanlar uyarıyor: Denizden su arıtma artık bir seçenek değil, zorunluluk!
İstanbul Çevre Konseyi Onursal Başkanı ve deniz ürünleri uzmanı Zafer Murat Çetintaş, su krizinin kaçınılmaz olduğunu vurgulayarak Türkiye’nin stratejik adımlar atması gerektiğini belirtti. Çetintaş, 1980’li yıllarda Bakanlar Kurulu’nun İstanbul için deniz suyu arıtmayı “son çare” olarak belirlediğini hatırlatarak, “O gün alınan karar bugün hayati hale geldi. 2050 yılı için öngörülen nüfusa çok daha erken ulaştık; planlama şart,” ifadelerini kullandı.
Denizden su arıtma maliyetlerinde en büyük kalem olan enerji tüketimi konusunda Türkiye’nin gizli bir avantajı bulunuyor. Ege Denizi’nde binde 38 olan tuzluluk oranına karşılık, Karadeniz’de bu oranın binde 3 civarında olduğunu belirten Çetintaş, “Karadeniz suyu çok daha düşük enerjiyle arıtılabilir. Özellikle Karadeniz kıyısındaki kamu arazilerine kurulacak ve güneş enerjisiyle çalışacak tesisler, İstanbul’un baraj sistemine entegre edilmelidir,” dedi.
Türkiye’deki 50 büyük gölün yarısının kuruduğuna dikkat çeken uzmanlar, çözüm önerilerini de sıraladı:
“Yağmur sularını tutamadan denize akıtıyoruz,” diyen Çetintaş, Devlet Su İşleri (DSİ) ve belediyelerin koordinasyon içinde çalışarak deniz suyu arıtma tesislerini 7/24 çalışacak şekilde hayata geçirmesi gerektiğini vurguladı.
Kar Kapıya Dayandı: Meteoroloji ve AKOM’dan İstanbul ve Ankara İçin Kritik Uyarı!