13 Haziran 2024 itibariyle Covid-19 ile mücadelede aşılanan sayısı kişiye ulaştı.

a

YA SİZCE ?

Lise yıllarında sınıf arkadaşım, birbirimizden hiç ayrılmadığımız, yediğimiz içtiğimizin ayrı gitmediği, evde geçirdiğimiz zamanlar

ad826x90
ad826x90
ad826x90

Lise yıllarında sınıf arkadaşım, birbirimizden hiç ayrılmadığımız, yediğimiz içtiğimizin ayrı gitmediği, evde geçirdiğimiz zamanlar hariç, beraber gülüp oynadığımız en yakın arkadaşım Murat’ı Balıkesir’de bırakıp üniversiteye gitmek benim için en zor ayrılıklardan biriydi.Alışmıştım,özlüyordum.Bir sene sonra benimle aynı yeri kazanır umuduyla o yılı geçirmiş,yakın bir yeri kazanmasıyla teselli bulmuştum.Eskisi kadar olmasa da görüşüyorduk.Buluştuğumuzda gözlerimizin içi gülüyor,yaşımız genç olmasına rağmen sevinçle eski lise günlerimizden ,paylaştıklarımızdan bahsediyorduk.Her defasında zor ayrılıyor ,bir daha ki görüşmeyi iple çekiyorduk.Beraber yaptığımız her şey bize müthiş keyif verirken ,ayrılmak zorunda kalıp başkalarıyla aynı şeyleri yaptığımızda o tadı hiç mi hiç alamıyorduk.Günler geçti, ben üniversiteden mezun olup Balıkesir’e döndüm ve uzun zaman iş bulamadım, İngilizce kursuna devam ettim. Bu süreçte işsiz olmama rağmen ailem bana hep destekçiydi. Oğlum iş bulamadıysan bu senin suçun değil,ülkenin sorunu der benim moralimi yüksek tutarlardı.1 yıl sonra ben PTT’ye girip işe ve hakemliğe başladığımda  Murat üniversiteyi bitirip Balıkesir’e dönmüş, benim işsizlik sürecimi o  yaşamaya başlamıştı.Mesleğimiz aynıydı,farklı olan aile yapılarımızdı.Ben yoğun bir hayat koşuşturması ve temponun içine girmiştim hafta içi çalışıyor,akşamları antremanlara gidiyor,hafta sonları da hakemlik yapıyordum.Bu yoğunluk içinde birbirimize eskisi kadar zaman ayıramıyorduk ve bu benim yoğunluğumdan kaynaklanıyordu.Bir araya geldiğimizde iş bulamadığı için mutsuz olduğunu söylüyordu.Ben yine hayat mücadelesinin içinde koştururken ,  benim hayatım boyunca etkisinden kurtulamadığım çok acı bir haber geldi.Murat intihar etmişti,odasında kendini iple tavana asmıştı.Can dostum Murat beni ve hayatı 22 yaşında bırakıp gitti.Geceleri uyku uyayamadığım, hayatımın her anında gözümün önüne gelen, rüyalarıma giren, yıllar geçse de yalnızken zaman zaman şu satırları karalamaya çalışırken ki gibi gözyaşlarımı tutamadığım, yatağımda sesim duyulmasın diye kafamı yastığa bastırıp usul usul sessizce  ağladığım, bu an hayatımın kırılma anlarından biriydi. Acaba işte çalışmasam ,hakemlik yapmasam ona daha fazla zaman ayırabilirmiydim düşüncesi aylarca, yıllarca beynimi kemirdi durdu.Bu gidiş başka gidişlere benzemiyordu, tabi ki ayrılıkların en zoru insanın emek verdiği sevdiği birini kaybetmesidir.Bu kaybetme iki tarafta hayattaysa bir şekilde teselli bulunarak dayanılır. Ayrılık saatinin geldiğini anlarsın,gözlerine doya doya son kez bakabilirsin,kokusunu içine çekebilirsin ve son kez sarılabilirsin,o giderken arkasını dönüp izlerken beynine kazıyabilirsin,tesellin onun hayatta olmasıdır,bir yerlere savrulursunuz ama hayat mücadelesinde  zorda olsa zamanla unutursunuz.Biz ayrılık saatinin geldiğini anlayamadık,birbirimize son kez doya doya bakamadık,sarılamadık, ben arkasından ona baktığımda ise artık çok geçti,omuzlarda gidiyordu.Can dostum,canım arkadaşım, ruhun şad olsun…Hakemlik bana çok şeyler kattığı gibi benden de bir şeyler götürdü.Antremanlar ,maçlar,seminerler ,yolculuklar çok fedakarlık gerektiriyordu.Bu arada feragat edilen sevdiklerimden çalınan zamandı.Çoğu zaman sevdiğim insanların sevinçlendiği ve bu sevinçlerini paylaşmak isteyeceği düğünlerinde,yaş günlerinde ,doğumlarında,mezuniyet günlerinde , üzüntülerini paylaşmak isteyeceği dert,keder,hastalık ve ölümlerinde yanlarında olamayıp göreve gitmek zorunda kaldım,ve zaman içinde bu paylaşımlara katılamadığım için insanların bana kırıldığını, hayatlarında beni gönüllerinde  olduğum yerden daha geriye aldıklarını hissettim.Şunu gördüm ki hayatta her şeyin bir bedeli var.Yukarıda yaşadıklarım bana öğretti ki;Gerçekten sana değer veren sevdiklerinin yanında olmak için şartları zorla, onlarla zaman geçir ve sakın erteleme, zaman su gibi geçiyor. İlerde keşke dememek için onlarla gül, eğlen onları dinle sevinçlerine, hüzünlerine ortak ol, onlar için gerçekten vazgeçilmez ve önemli ol. Bende şimdi hayatın zaman içinde yaşayarak bana öğrettiklerini  uygulamaya çabalıyorum.Artık zamanımı daha iyi planlayıp bana fazla bir sey katmayacak ortamlar yerine can dostlarım  ve ailem ile geçirmeye daha çok çaba sarfediyorum.Hayatın koşuşturmasına kapılıp sevdiklerini ihmal edenler, kibir yapıp en yakınlarına küsenler,ölüm diye herkes  için koca bir gerçek varken sevdiğiniz kişilerin hala hayatta olduklarına dua edin,ileride keşke yanında olabilseydim deyip ,özlemekten kendi kendinizi bitireceğinize hadi soluğu yanında alın, sıkı sıkı sarılın… Bence zararın neresinden dönerseniz kardır.

ad826x90

ad826x90

ad826x90
ad826x90
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

AMA DOĞRU KADIN!

HIZLI YORUM YAP